Yazar Profili: Wolfox

Oyun dergisi okumaya GameShow ile başladım. O zamanlar küçük ve siyah/beyaz bir dergiydi. Daha sonra efsanevi Level dergisiyle ikinci sayısında tanıştım. Zamanla CD Oyun dergisini’de keşfettim. Bu dergiler sayesinde oyun dünyasında neler olup bitiyor öğrenebiliyordum ama o dergileri almamdaki asıl neden yazarların kendi köşelerini okumaktı. Kimi çok güldürüyordu kimi ise derinden etkiliyordu beni. Hele o mektup köşeleri yokmu, diğer insanların hayatına açılan bir pencereydi benim için. Gel zaman git zaman oyun dergiciliğinin altın çağlarında ayda 4-5 dergi aldığımı hatırlıyorum. O zamanlar internet, yoktu çok sonraları yaygınlaştı. Bu yüzden dergiler bizim için gerçek anlamda dünyaya açılan kapımızdı, onlar olmadan oyunları bitiremiyor, hileleri öğrenemiyorduk…

Bir ara kendi oyun incelemelerimin olduğu bir dergi bile çıkarmıştım fotokopicide. Microsoft Word ’95 kullanarak hazırlamıştım. Param yetmediği için sedece 2 adet bastırabilmiştim. Keşke bir sayısını saklasaydım, çok güzel bir hatıra olurdu. Orta okulda ise arkadaşımla kendi dergimizi yapmıştık. Renkliydi ve ciltletmiştik. Onunda ömrü sadece bir sayı oldu. O gün bugündür içimde uktedir bir oyun dergisi çıkarmak. Kısmet bugüneymiş, internet ortamında.

Hafızamı biraz zorlayınca hatırladığım en eski oyun Prince of Persia, sanırım ilk oynadığım oyunda o. Babamın ofisindeki 386 bilgisayarda oynardım. Birde yarış ve kedili bir oyun vardı ama adlarını hatırlamıyorum. Yıllar sonra babam Singapur’dan gelirken bana bir Sega Mega Drive 2 getirmişti. Yanında ise iki oyun: Fifa ’93 ve Jurassic Park. O oyunları bıkmadan usanmadan bir yıldan fazla oynadıktan sonra Bağdat Caddesinde oyun takası ve kiralaması yapan bir yer keşfettim komşumuzun yardımıyla. Aman allahım! Sonic’ler Batman’ler Looney Tunes’lar… Benim için bir devrimdi adeta.

Aradan geçen yıllar boyunca oyuncu kimliğim değişmedi. Ne lise, ne üniversite nede iş hayatı koparamadı beni oyunlardan. Artık eskisi kadar sık oynayamasamda, oyunları okunan birer kitap, izlenen birer film gibi görüyorum. Sonuçta onlarda birer fikri mülk; onlarında bir ana fikri, göndermek istedikleri mesajlar var.

Şimdi buradayım, karşınızda. Elimden geldiğince fikirlerimi paylaşacağım, oyuncu dostlarımı aydınlatacağım, onlarında bana geri bildirimde bulunabileceği bir platform olsun istedim. Umarım kendimi ve sizleri yarı yolda bırakmam. Beni “Bir Oyuncunun Not Defteri” adlı köşemden takip edebilirsiniz. Lütfen bizi takip etmeye devam edin!

Favori Oyunlar
Yüzlerce oyun arasından tek tek ayıklamak çok zor ama bende iz bırakan oyunlar aşağıdaki gibidir. Arada hatırlayamadıklarım da var illaki. Onların affına sığınıyorum.

Metal Gear Solid Serisi (Anlatmaya kelimeler yetmez)
The Witcher Serisi (Özellikle 1 ve 3)
The Last of Us (Harika senaryo)
Bloodborne (inceleme) (Ludwig senin ben…)
Divinity: Original Sin (Senaryo olarak birincisi, oyun mekaniği olarak ikincisi güzel)

Oyun Sistemi “Death Star Mk. I” 
Intel Core i7 6700K @ 4.6ghz CPU
Asus Z170 Pro Gaming Anakart
Asus GeForce GTX 1080 Founders Edition Ekran Kartı
16 GB Kingston HyperX Black DDR4-2400mhz RAM
512GB Samsung 950 Pro M.2 SSD
2TB Seagate Barracuda HDD
Corsair Hydro H100i v2 Su Soğutma
Cooler Master MasterCase Pro 5 Kasa
27″ Asus MG279Q 144hz 1440p IPS Monitör

Logitech G Pro RGB Mekanik Klavye (inceleme)
Logitech G703 Lightspeed Fare (inceleme)
Kingston HyperX Cloud II Kulaklık
Zowie G-SR Mousepad (inceleme)

Aktif Olarak Oynadığım Online Oyunlar
CS:GO (bu aralar hileciler epey arttı)
Overwatch (keşke ülkemizde daha çok oynansa)
World of Warcraft (/time 323 days! ama bu aralar takılmacasına, raid yok)


PSN: Wolfox2838 | Battle.net: Wolfox#2838 | Steam | Mesaj Gönder