Oyuncu Ekipmanı Yalanları

Rengarenk dünyanın bembeyaz yalanları!

oyuncu ekipman yalanlar turkce

Hemen hemen her sektörde daha fazla ürün satabilmek için tüketiciyi yanıltmaya yönelik “beyaz” yalanlar vardır. Ne yazık ki “oyuncu ekipmanları” kategoriside bu yalanlardan nasibini almış durumda. Kutularında dev harflerle rengarenk yazılan abartılarla dolu bu piyasada dönen yalanları, tamamen doğru olmayan noktaları 20 yıllık oyuncu tecrübelerime dayanarak bir bir açıklıyorum.

Arkadaşlar, öncelikle bilmeniz gerekiyor ki iyi bir oyuncu olabilmek için ASLA oyuncu ekipmanlarına para dökmenize gerek yok. Bu tarz ekipmanlara gerçekten ihtiyacı olan insanlar sırtında sponsor logoları olanlar, yani bu isten para kazanan profesyonel oyuncular. Kaldı ki sponsorlar bu ekipmanları onlara ücretsiz sağlıyor. Bildiğimiz ünlülerde gösterip halka pazarlama taktiği yani. Bunun dışında oyuncu ekipmanı sadece kozmetik, tarz ve sağlamlık meselesi. Tıpkı arabalarda olduğu gibi. Ekipmanlarınız göze farklı gelsin, ışıklı janjanlı gözüksün biraz da normalden daha dayanıklı olsun diyenlerin işi kısacası. Bence bir oyuncuda olmazsa olmaz tek ekipman oyuncu sınıfı bir mousepad’dir. Biraz da oyuncu faresi (duruma göre).

Tüketiciyi aldatmaya, yanlış yönlendirmeye yönelik bu üretici iddialarını kolay okunabilsin diye fare, klavye, kulaklık, monitör ve bilgisayar parçaları olarak 5 farklı kategoride listeliyorum. Açıklamalarında da faydalı olabileceğini düşündüğüm noktalar var, lütfen okuyun.

Oyuncu Faresi “Gaming Mouse”

Belki de en çok yalan dolan bu alanda dönüyor oyuncu dostlarım. En çok satan oyuncu ekipmanlarının fareler olduğunu düşününce normal bir durum. İşte başlıyoruz;

Uçuk DPI Rakamları
Oyuncu farelerinin üstünde 12000dpi! 10000cpi! Hatta 16000 yazanına bile rastladım. İşin doğrusu kimsenin bu kadar yüksek hassasiyet değerine ihtiyacı yok arkadaşlar. Çoğu FPS oyununda ihtiyacınız olan 800-2400 arası, işletim sistemi kullanımındada 4K monitör kullansanız bile 3200dpi’dan fazlasına ihtiyacınız yok, zaten bu rakamın üstüne çıkınca imleç aşırı hassas oluyor, en ufak haraketinizde bile ekranın öteki ucuna ışınlanıyor. Bu durum zamanında fotoğraf makinelerinde yaşanan “megapiksel” savaşı gibi. Tüketicinin aklında Ne kadar yüksek, o kadar iyi algısı yaratmaya yönelik. Fotoğraf camiasındaki gibi tüketiciler bu konuda bilinçlenmedikçe de bu uçuk değerleri yazmaktan vazgeçmeyecektir üreticiler. Malesef, bilgisiz tüketicinin yan yana duran iki fareden daha yüksek DPI değeri yazanı alacağını biliyorlar.

Halbuki esas dikkat etmeniz gerekenler farenin DPI değerinden çok ne tarz bir alıcı kullandığı (lazer, optik vs.), alıcının kaç “G” gücüne kadar takip edebildiği (ani fare haraketlerinde sapıtıp sapıtmadığı; IPS‘de deniyor), Hızlandırma olmadan birebir imleç haraketi verebilmesi ve herşeyden önemlisi sağlamlığı.

mouse dpi oyuncu yalan
Faremizin 16.000 DPI olması tek başına hiçbirşey ifade etmiyor. IPS değeri daha önemli.

Lazer Alıcı (Sensör)
Ne mutlu ki 8-10 sene önce oyunculardan ekstra para söğüşlemek için bol bol kullanılan bu alıcı tipi artık piyasada çok bulunmuyor. Ama lazer daha iyi değil mi? dediğinizi duyar gibi oluyorum. Evet, daha iyi ama ofis bilgisayarlarında kullanılan fareler için. Farklı yüzeylerde, özellikle yansımanın çok olanlarında optik alıcılara nazaran çok daha iyi çalışıyorlar. Bunun dışında biz oyunculara yararı olmayan özelliği çok. Bunlar kısaca; aşırı güc tüketimi (optiğe kıyasla), pahalı olmaları, düşük hassasiyette (200-1200dpi) birebir haraket sağlayamamaları, yazılımsal hızlandırma olmadan kullanılamamaları. Daha kısaca özetlemek gerekirse oyunculara yarayan hiçbir yönü yok. Zaten bu yüzden oyuncu piyasasında silinmek üzereler. Şu anda hiçbir üst seviye oyuncu faresi lazer alıcı kullanmıyor.

Kablosuz Bağlantı
2006 yılından bu yana çıkan hemen hemen tüm üst seviye kablosuz (kablolardan gerçekten nefret ediyorum) oyuncu farelerini hatta ofis farelerini bile denedim. Kiminin pili çok çabuk bitiyordu kiminin imleç haraketinde ise bariz gecikme vardı. 2016 yılı bu alanda devrim gibi oldu çünkü Logitech, gerçekten kablolu fare gibi tepki veren ve uzun pil ömrüne sahip fareleri piyasaya sürdü. Logitech “Lightspeed” alıcılı veya Razer’ın yeni piyasaya sürdüğü “Lancehead” fareler dışında diğer hepsi traş arkadaşlar. Özellikle alt ve orta fiyat aralığındaki markaların kablosuz farelerini görünce direk kaçın, sonradan çok başınız ağrır.

1000hz Raporlama Hızı “Polling Rate”
Bu belkide bunca yalan dolan içinde gerçeklik payı en çok olanı. Faremizin yer bilgilerini işlemciye ne kadar sıklıkla bildirdiğini gösteren bir değer. Standart ofis farelerinde bu değer 125hz, yani oldukça düşük. 1000hz bunun tam 8 katı kadar geribildirim sağlıyor (daha az gecikme) ama herşey öyle gözle görüldüğü gibi değil. Bu farkın gözle görülür bir avantaj sağladığı değer 500hz. Bu değerden sonra diğer faktörlerde işin içine girince 1000hz’in getirdiği avantaj minimalin bile altında. Hatta işlemcinin yükünü arttırdığı için 4-5 senelik, 2 çekirdeğe sahip işlemciniz varsa 1000hz kullanmak bilgisayarınızın yavaşlamasına bile neden olabilir.

Tabi bu durum üreticilerin satış kaybı kaygısı ile kutulara dev harflerle “1000hz polling rate” yazmasına engel teşkil etmiyor. Benim tavsiyem asla sadece bu değere dayanarak seçim yapmamanız olacaktır. Kablolu oyuncu faresi kullanıyorsanız ve bilgisayarınız nispeten yeni ise ayarı 1000hz’de kalabilir. Eğer kablosuz oyuncu faresi kullanıyorsanız pil tasarrufu için bu değeri gönül rahatlığı ile 500hz yapabilirsiniz. Bu size fazladarn birkaç saat daha pil ömrü sağlayacaktır.

Ek Ağırlık Ekleyebilme Opsiyonu
Ucuz ve orta sınıf oyuncu farelerinde en çok rastlanan özellik bu olsa gerek. Buna şaşırmıyorum çünkü bu sayede çok düşük bir maliyet artışı ile oyuncuya daha pahalı satabiliyorlar. Gelin görünki bu ek ağırlıkların hiç ama hiç kullanım avantajı yok. Kullananı da ne gördüm ne duydum. Hassasiyeti azaltmak mı istiyorsunuz? DPI ayarını çok hafif azaltın. Bu kadar basit. Unutmayın, söz konusu oyuncu faresi ise ne kadar hafif o kadar iyi!

Oyuncu Klavyesi “Gaming Keyboard”

Benim için belki de en “gereksiz” oyuncu ekipmanı sınıfıdır kendileri. Sıradan bir ofis klavyesinden daha fazla bir avantaj getirmedikleri gibi bir hayli pahalıdırlarda. Tek farkları nispeten daha dayanıklı olmaları ve renkli ışıklar ile tarz yaratabilmeleri.

oyuncu klavye inceleme turkce
Klavye üreticileri uçak kokpiti vaadinde bulunmayı çok sever

Mekanik Klavye Furyası
Bu furya nerden çıktı, nasıl çıktı bilmiyorum arkadaşlar. Artık mekanik olmayan klavye oyuncu klavyesi sayılmıyor bile! Standart klavyelere göre çok daha pahalı olmalarına rağmen olmazsa olmaz değiller. Biz oyunculara getirdiği tek avantaj, plastik tabanlılara göre daha sağlam olmaları ve farklı mekanizmalar ile tuşa basma şeklimizi istediğimiz gibi seçebilmemiz.

Bu olay o kadar çığrından çıktıki artık internette “switch” yani tuş mekanizması markası fanboyları görmeniz bile mümkün. Çok komik bir durum, genç nesil belki bilmeyebilir ama ben çok net hatırlıyorum; bundan 6-7 sene önce piyasada mekanik oyuncu klavyesi yoktu. Hepsi plastik tabanlıydı, en ama en pahalıları bile. Yani tamamen tüketiciden ekstra para söğüşlemeye dayalı bir hamle. Ama çıkardıkları sesler ve tuş hissi de çok iyi be!

Milyonlarca Renk
Aslında sadece oyuncu klavyelerini kapsayan bir özellik değil bu. Fareler ve kulaklıklarda buna dahil. İçlerinden en çok farkedileni klavye diye bu kategori altında yazıyorum.

Öncelikle, onlarca milyon farklı rengi hiçbir aydınlatma sistemi sağlamıyor oyuncu dostlarım. Bu rakama renklerin matematiksel RGB değeri, yani ana renk başına 256 farklı kademeye sahip olan değerleri çarparak ulaşıyorlar (256 x 256 x 256 = 16 milyon küsür). Peki biz klavyemize baktığımızda bu kadar farklı renk görebiliyormuyuz? Tabikide hayır! Ledlerin ve tuşların fiziksel limitleri göz önüne alınınca ortaya oldukça fazla renk seçeneği çıksa bile asla milyonlarca faklı renge sahip aydınlatmayı yakalayamıyorlar. RGB olupta daha beyazı “beyaz” gibi gösteren bir aydınlatmaya rastlamadım. Ya çok mavi yada sarımtırak oluyor beyazlar. Sizde deneyebilirsiniz.

Oyuncu Kulaklıkları “Gaming Headset”

YouTube camiasının ve “Streamer” oyuncuların sayısının iyice artması, oyuncu kulaklığı üreticileri için yeni reklam mecraları ve kitleleri yarattı. Daha fazla satış için bilimum gereksiz özellikli kulaklıkları popüler yayıncılara yağdırmaya başladılar. Dikkat etmeniz gereken en büyük şişirmece özellikler bunlar;

Sanal 7.1 Ses (Virtual Surround)
Kesinlikle ihtiyacınız olmayan bir özellik daha. Ses kalitesini oldukça düşürdüğü gibi bir avantaj da sağlamıyor. Avantaj sağlayacağı rekabetçi FPS oyunları zaten kendi surround çözümlerini içinde barındırıyor. Tıpkı CS:GO’nun HRTF’si ve Overwatch’un Dolby Atmos’u gibi. Bunları kullanmak için kulaklığınızın stereo olması yetiyor. Kulaklık seçerken asla bu özelliğin olup olmadığı karar verdirici faktör olmasın.

Yüksek Ses Kalitesi
Oyuncu kulaklığı üreticilerinin sıktığı bir yalan daha. Piyasada yüksek ses kalitesi veren oyuncu kulaklığı sayısı oldukça az arkadaşlar. Hatta tecrübelerimden yola çıkarak gönül rahatlığı ile şunu söyleyebilirim: bir oyuncu kulaklığının ne kadar çok özelliği varsa ses kalitesi o kadar kötüdür (bkz. Steelseries Arctis serisi). Üreticiler, oyuncuların ses kalitesini o kadar önemsemeyeceğini düşünüp, yerine göz boyayıcı özellikler eklemeyi tercih ediyorlar. Gerçekten sağlam ses veren kulaklıklarda var ama onlarda pahalı sınıfında.

Peki oyuncu kulaklığı seçerken nelere dikkat etmeli? Sırasıyla sağlamlık, rahatlık sonra ses kalitesi ve son olarakta mikrofonun ses kalitesi. Bunlar iyi olsun gerisi hikaye.

kulaklik oyuncu ekipman yalan
Ekipman parçalarına ayrı isim vermekte yeni moda. Bkz. S1, ClearCast, AirWeave

Monitör ve Diğer Donanımlar

Oyuncu ekipmanı altında söğüşleme taktiği sadece klavye, fare ve kulaklıktan ibaret değil. Bilgisayarınızın yapı taşı bileşenlerindede bu kandırmacalar ve fiyat şişirme mevcut.

1ms Tepkime Süresi “Response Time”
Çoğu oyuncu monitöründe koca harflerle “1ms GTG” tepki süresi yazdığını görmüşsünüzdür. Heh işte ordaki “GTG”, “Grey to Grey” yani griden griye demek. Bu demek oluyorki 1ms tepkime süresi sadece gri ve tonları için geçerli! Peki biz oyunları siyah beyaz mı oynuyoruz? Hayır. Bu hamle üreticilerin renk tonlaması ve görüş açısı çok dar olan TN Panel’e sahip monitörleri oyunculara itelemeye yönelik. Yani yine minimum masraf, maksimum kar amaçlı.

Zaten 1ms monitöre ihtiyacınız da yok, bilgisayardaki diğer etkenler göz önüne alındığında siz tetiğe bastıktan ateş edene kadar geçen süre 20 milisaniye civarlarında. Online oyunlarda işin içine ping de giriyor. Kendinizi dandik görüntü kalitesine mahkum etmek yerine daha yüksek gecikmeli (4-12ms) ama renk ve görüş açısı çok daha iyi olan IPS panelleri tercih edebilirsiniz. Böylece oyun dışında başka işlere yarayan bir monitörünüz olur. Bunun yerine IPS değilde 120-144hz yenileme hızına sahip monitör de alabilirsiniz, bu gerçekten fark yaratan bir özellik.

Kısacası 1ms, 2ms gibi sözde tepkime hızlarına aldanmayın. Daha önemli olan renk, görüş açısı, çözünürlük ve yenileme hızı gibi özelliklere öncelik verin.

Hızlı RAM
AMD Ryzen işlemciye sahipseniz burayı pas geçebilirsiniz. Bu işlemcilerde hızlı RAM gerçekten fark yaratıyor ama Intel işlemcilerde 2400mhz’den hızlı RAM kullanmanın performansa olan katkısı koca bir “0”. Ram fiyatları zaten çok yüksek seviyede. Satış elemanları ne derse deyin kanmayın. Onların amacı fiyatları iyice yükselmiş ve kendi envanterleri açısından risk oluşturan hızlı ramleri (2800-4000mhz) bir an önce satıp nakite çevirmek.

Gereksiz Miktarda RAM
Şu anda standart bir oyuncu bilgisayarının rahatlıkla çalışabileceği miktar 8GB. Hadi birazda paranız var ileriye yatırım da yapmak istiyorsunuz 16GB alacağınız maksimum miktar olsun. Bunun üstü, hele bu fiyatlarla tam bir gereksizlik abidesi.

Fabrikadan Hızlandırılmış “OC” Ekran Kartları
Üreticilerin “minimum masraf, maksimum kar” mantığı ile yaptığı bir hamle daha. Örneğin GTX 1080’i ele alalım. Bu kartın standart çekirdek hızı 1733mhz. Peki bizim çakal üreticiler ne yapıyor? Bunu 1800’e yükseltip birde uzaylı görünümlü soğutucu takıyorlar. Oldu mu sana OC Ultra Master “Oyunları Titreten” ekran kartı. Halbuki bunun yarattığı performans kazancı %3-4 arasında. Yani istatiksel olarak kayda değer değil. Peki fiyatı sadece %3-4 mü daha pahalı? Tabiki de hayır. %20’lere kadar varan bir fiyat artışı söz konusu. Daha iyi soğutucusu var, ben kendim hız aşırtırım diyorsanız eyvallah ama yine de %10’dan fazla performans artışı almanız matematiksel olarak imkansız, sadece kendi psikolojinizi tatmin ettiğinizle kalırsınız.

Askeri sınıf bileşenler. Hmmm oldu cnm bizde uzaya roket yollayacaktık zaten.

Sonuç

Evet arkadaşlar, bunlar üreticilerin çakallıklarının sadece bir kısmı. Eminim hatırlamadığım bir sürü şey daha vardır. Aklıma geldikçe bu listeyi genişleteceğim. Peki bir oyuncu ürünü alırken gerçekten nelere dikkat etmek gerekiyor?

Bu sorunun cevabı basit. Garantisi ve bozulduğunda karşınızda muhattap biri bulup bulamayacağınız. Servis ağı da çok önemli. Bazı markalara bakıyorum da koca Türkiye’de sadece 1-2 noktada servis veriyorlar. Şaka gibi! Size değer vermeyen, ürettiği ürünün arkasında durmayan firmaları direk silin kafanızdan.

Servis ağı konusunda ülkemizde en geniş faaliyet gösteren firmalar Asus, MSI ve Logitech. Hadi Razer ürünleride eğer resmi kanallardan aldıysanız satın aldığınız yerler ilgileniyorlar. Steelseries ve daha birçok bilinmeyen firma ise tam bir muamma. Bu firmaların temsilcilikleri yok, arıza durumunda yurt dışına gönderiyorsunuz, değişim alıncada gelen ürüne gümrük ödüyorsunuz. Başıma tam üç kere geldiği için bu süreci gayet iyi biliyorum.

Bir ince detay daha; Ürün klavye ise Türkçe harfler varmı? Ya da başka ekipmansa yazılımı Türkçe mi? Bunlar üreticinin sizin pazarınıza verdiği önemi kabak gibi gün yüzüne çıkarır. Size önem vermiyene siz niye para saçasınız ki?

Yazar: Wolfox

Kendini bildi bileli oyun oynuyor, oynamaya da devam edecek. Amacı, yıllar boyu biriktirdiği deneyim ve tecrübeleri oyuncu dostlarına aktarmak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s