Korku Oyunu Denince Ben: Clive Barker’s Undying

Unutulmayan Oyunlar köşemizde Korku FPS klasiklerinden birini değerlendiriyoruz.

clive barkers undying inceleme unutulmayanlar türkçe

Yapımcı Dreamworks | Yayıncı Electronic Arts | Platform PC, macOS | Türü Korku, FPS | Web Site clivebarker.com | Çıkış Tarihi 20 Şubat 2001


Korku oyunlarının günümüzdeki kadar bol ve revaçta olmadığı bir zamanda, 2001 yazına yakın bir zamanda çıkmıştı bu oyun. Ortaokul mezuniyet törenime gitmeden hemen önce şöyle bir beş dakka bakayım diye oynamıştım. Daha 2 dakka sonra aynaya bakar bakmaz has…r diyerek kapatıp çıkmıştım. Bu Clive Barker’s Undying’i yanlız başıma ilk ve son oynayışım olmuştu…

Undying’in hikayesine kısaca değineyim; birinci dünya savaşı sırasında silah arkadaşı olan Patrick Galloway ve Jeremiah Covenant’ın bağları savaştan sonra da kopmaz. Oldukça varlıklı bir ailenin mensubu olan Jeremiah bir gün Patrick’e mektup yollar ve ailesinin üstünde bir lanetin gezdiğinden şüphelendiğini söyleyerek kahramanımız’dan yardım ister. Bizde tası tarağı toplar ve bu lanetli malikaneye doğru yola çıkarız. Size özetin özetinin özetini geçtim. Oyunun senaryosunu gerçek bir yazar yazınca tüm hikayeyi bir paragrafta anlatmak imkansız oluyor. Bir gün kısmet olursa tüm hikayeyi burda sizle paylaşmak isterim.

Grafikleri zamanına göre bile ahım şahım olmayan bu oyun bir çok genç oyuncuyu derinden etkilemiştir, bundan eminim. Peki Undying’i bu kadar etkili yapan neydi? Ben bu sorunun cevabının hikaye ve atmosfer olduğunu düşünüyorum. Oynamış olan hangimiz kulağımıza fısıldanan “see”, “look around” seslerini unutabildi ki? Yada olduğumuz yerde geçmişte yaşanan olayları gösteren “Scry” büyüsünü? Peki o lanetli malikaneyi? Karşı adada duran dikili taşları veya catacombs harabelerini?

Söyleyin bana hangi oyun sizi menüde “Play” tuşuna bastığınız da irkilmenize, pişmanlık duysuna kapılmanıza yol açıyor?

Undying, sizi oyun boyunca türlü türlü mekanlarda dolaştırıyor. Bir bakmışsınız iskeletler üzerinde yürüyorsunuz, bir bakmışsınız deniz kenarında, deniz fenerinin orda Howler avlıyorsunuz. Yeri geliyor fantastik dünyalarda dolaşıyoruz yeri geliyor kan içinde yüzüyoruz. Oyun size çok geniş bi tecrübe yelpazesi sunuyor. Haliyle insanı sıkmıyor da. Müzikler ve seslerde harika bir bütün olunca işte o unutulmaz atmosferi oluşturuyor.

Oynanışa gelince, klasik bir FPS değil de hafif RPG esintileri olan bir oyundu Undying. Sol elimizle silah tutarken sağ elimizle büyüler atabiliyorduk, bulduğumuz amplifier taşları ile de bu büyülerden istediklerimizi geliştiriyorduk. Resident Evil’dan sonra ilk defa bir oyunda cephanemi saydığımı hatırlıyorum. Tavandan üstünüze yürüyen Howler’ları vurmaya çalışmak epey cephane tüketimine sebep olabiliyordu. Bütün bu cephane endişelerimiz “Scythe of the Celts” silahını alınca geçmişti ki tüm zamanların en favori oyun silahlarından biridir. Silahı alması bile başlı başına koca bir bölümdü. Bu silahın sahibi olduktan sonra Howlerlar benden kaçar olmuştu.

Önceden de dediğim gibi oyunu her zaman aynı arkadaşımla yan yana oynuyordum (korkutuğumdan değil, değişiklik olsun diye 🙂 O büyüleri seçerken ben silahlardan sorumluydum. Böyle oynanınca ikimiz içinde güzel, değişik bir tecrübe olmuştu.Aradan yıllar geçmesine rağmen hala muhabbetleri döner aramızda. Onun içinde unutulması zor bir tecrübe olmuştu. Bu kadar etkiliyordu insanı Undying.

Grafikler dışında bence oyunun tek ama tek eksisi o hayal kırıklığı yaratan saçma sapanvari oyun sonu boss’u idi. Yani bu kadar güzel bir oyun sanki orda apar topar bitirilmiş gibi. Kimbilir belkide öyledir çünkü yapıcı firmadan çok ayrılanlar olmuş sonradan okuduğuma göre. Zaten ekip oyun çıktıktan sonra dağılmış. Zamanında her dergiden çok yüksek notlar alan Undying çok satamadı. Bence insanlar almaktan/oynamaktan korktuğu yada çekindiği için çok satamadı. Özellikle oynayanlardan duyanlar kesin almamıştır Undying’i.

Aradan yıllaaaaar geçmesine rağmen hala zaman zaman aklıma gelir Undying. 2007 yılında ikinci el oyun satan bir dükkanda orjinal kutulu halini bulunca hiç düşünmeden aldım. Hatta oynadım da ama o zaman yurt dışında evde tek başına kaldığım için biraz yemedi, birazda Windows 7 ile uyumsuzluk olup zaman zaman çökmesinden caydım. Ha birde grafikler günümüze göre komik kalıyor ama olur da denemek isterseniz, zamanınız varsa ve korku türü oyun hayranıysanız mutlaka ama mutlaka oynayın. Keşke bu HD remake furyasından Undying de nasiplense. Millet korkudan oyunu alamadı ki çok satsın devamı gelsin…

Hayatımda unutamadığım oyunları soranlara MGS serisinden sonraki saydığım ilk oyundur Clive Barker’s Undying. Yıllar geçti ve bu sıralamayı değiştirebilecek bir oyun henüz çıkmadı. Belki de biraz nostaljiden böyle düşünüyorumdur, kimbilir…

Yazar: Wolfox

Kendini bildi bileli oyun oynuyor, oynamaya da devam edecek. Amacı, yıllar boyu biriktirdiği deneyim ve tecrübeleri oyuncu dostlarına aktarmak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s